Çoçuklar inanın, inanın çoçuklar...

         Nazım Hikmet'in "Güzel günler göreceğiz" şiirini duymuşsunuzdur. Tam bir inanma şiiridir işte o şiir. Yokluğun en ortasında bir gün bir şeylerin değişeceğine inanmayı anlatır. Sizin hiç çok inandığınız bir şey oldu mu hayatta?  Neye inandığınız hiç önemli değil, ne kadar inanıyorsunuz o önemli benim için. İnandığınız bir şey için hiç dayak yediniz mi mesela? Onu savunmak için ne kadar ileri gittiniz peki?  Yoksa hemen düzeni kabul edenlerden misiniz? Ben bununla başa çıkamam diyip boyun  mu eğiyormusunuz yoksa otoriteye? Normalde böyle olması gerekenlerden misiniz? Eğer öyle ise siz korkuyorsunuz hata yapmaktan. Belki de hata yapmaktan değil de hatalarınızın sonucundan korkuyorsunuz.

        İşte bu korku her gün bizi birbirimizden farksız yapmaya çalışıyor, aynılaştırıyor. Başkaları ne düşünürse onu savunmaya başlıyoruz. Diğerlerinin doğruları ve yanlışları bir anda bizim doğru ve yanlışlarımız oluyor. Doğru bildiğine İnanmaktan , bu inancı savunmaktan vazgeçiyoruz. Yöneticimiz bir şey söylüyor ama "o" böyle düşünüyor oluyor bir anda. "O" hep doğru çünkü, sorgulamadan "hemen" diyoruz . Çünkü kabullenmek daha kolay , düzene uymak daha konforlu. Ben böyle düşünmüyorum diyenleri büyük bir mücadele bekliyor  ve bizim bu mücadeleyi verecek gücümüz yok malesef.

      Halbuki , insanı insan yapan değerleridir, felsefesidir , hayatı yorumlayış biçimidir herkesten farklı yapan. "O öyle " derken en yakın arkadaşın, sen "hayır bence böyle " diyebildiğin, korkularını inandığın şeylerin üstüne yükleyebildiğin zaman başlarsın farklılaşmaya. Sevgilinden, arkadaşından, annenden babandan, yöneticinden farklı düşündükçe ayırt edici özelliklerin ortaya çıkar ve sen daha bir sen olmaya başlarsın. Neye inanırsan inan, bu inancın sonucu hayatındaki en büyük hataya sebep olsa da onu da "sen" yapmışsındır nihayetinde ve unutma insan inandığı şeyler uğruna muhteşem hatalar yapabilir.

 

  

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !